Arşiv

Posts Tagged ‘BALYOZ Darbe Planı’

Çetin DOĞAN Kazakistan Ahmet Yesevi Üniversitesinde neler yaptı?

Mart 14, 2011 1 yorum


DP Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek ile burada buluştuk. 28 Şubat’ta Devlet Bakanı idi, bugün AK Parti’ye yönelik hazırladığı iddia edilen darbe planlarından yargılanan Orgeneral Çetin Doğan ile yolu Ahmet Yesevi Üniversitesi’nde kesişmişti. DP’yi, ittifak görüşmelerini, 28 Şubat’ı ve Çetin Doğan’ı konuştuk.

RÖPORTAJ: Seda ŞİMŞEK

DOĞAN ÖNCE BAŞÖRTÜSÜYLE SONRA DİN DERSİ İLE SAVAŞTI

*Uzun yıllar Ahmet Yesevi Üniversitesi mütevelli heyeti başkanlığı yaptınız, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer sizin yerinize Çetin Doğan’ı atadı. Doğan’ın atanmasıyla Ahmet Yesevi Üniversitesi’nde neler değişti?

Hemen gelir gelmez başörtüsü yasağı getirdi, trajikomik şeyler oldu. Üniversite bitirmeyen bir insanın bir üniversitenin başında ne işi var sorusu da ilginç bir sorudur. Üniversite başka bir şeydir, akademi başka bir şeydir. Hayatı boyunca savaşmaya göre yetişmiş bir insan üniversitenin başına getirilirse ne yapar? Savaşır. Çünkü, hayatı savaşmak. O da ilk önce başörtüsü ile savaştı, ilk icraatı başörtüsü savaşı. Bırakın üniversiteyi de bizim Bahçelievler’de küçük bir binamız vardı, o binanın kapısına “Burası kamusal alandır, buraya başörtüsü ile gelmek yasaktır, gelen olursa kime geliyorsa o sorumlu tutulacaktır” diye yazı yazdılar. Bu dediğim yer irtibat bürosu, öğrencilerimizin anneleri durumlarını sormak için ve çocuklarına harçlık göndermek için geliyor, “İçeri giremezsin, başörtün var, aç” diyor. İkinci olarak Ahmet Yesevi dersi adı altında din dersi koymuştuk, onunla savaştı.

TÜRKÇE DERSLERİNİ KALDIRTTI

* Bam telinize mi bastım? Çok dertlisiniz…

Benim 60 tane lisem vardı, onları kapattı. O bölgede Türkiye Türkçesi öğretmek için açtığım 60 lise vardı, hepsini kapattı. 3 tane üniversitede birisi Rusya’da olmak üzere Türkoloji bölümleri açmıştım, onları kapattı. Bir öğretmen tayin ediyoruz oraya, 100 Dolar maaşla. Bütün okula Türkiye’yi öğretiyor, Türkiye Türkçesi öğretiyor, Türkiye’yi sevdiriyor. Harika bir sistem. Bunu gitsin birisi açsın şimdi veriyorlar mı? Kampusun içinde bir mescit projesi vardı, onu yapmaya uğraşıyorduk, kaldırdı.

ASKERLER ÜNİVERSİTEYİ SARDI

* Üniversitede devrim mi yaptı?

Ankara’nın başına bir tuğgeneral getirdi koydu, İstanbul’da bir büromuz vardı bir albay getirdi, Türkistan’daki üniversitenin başına 4 tane albay getirdi, Kazaklar, “Türkiye ordu mu kuruyor? Bizimle savaş mı yapacak?” diye bana sordular, “Yok, kendisi subay olduğu için arkadaşlarını getiriyor” dedim. Bu arkadaşlar içinde çok değerli olanlar da vardır, o ayrı bir bahis, ben kişilerle ilgili söylemiyorum, üniversitenin her tarafı albaylarla donatılırsa. Görev teslim almaya geldiği zaman bir manga askerle sardılar bizim buradaki yerin etrafını. Öyle teslim aldı. Ben çağırıyorum, “gel, teslim edeyim” diyorum, ama ondan önce bir manga asker geliyor, binanın etrafını sarıyor, başlarında bir başçavuş. Böyle tuhaf bir şey, devir teslim sırasında, sanki 28 Şubat müdahalesi yapılıyor. Maalesef böyle oldu. Benimle de mücadele etti, savaştı. Karşısına hedef tahtaları koyup savaşıyordu.

*Şimdi durum ne üniversitede?

Sayın Gül Cumhurbaşkanı oldu, meseleyi çözdü. Tüzüğü ben hazırlamıştım, “üniversitenin başkanını cumhurbaşkanı tayin eder” diye yazmıştım. Nasıl olsa Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı, o da beni tayin eder diye düşünmüştüm, o da iki sefer tayin etti. Abdullah Gül de cumhurbaşkanı olunca doğru isim tayin etti, doğru adam doğru kişi tayin eder. Niye o zatı seçip koymuşlardı bilmiyorum. Yapılan yanlıştı, düzeldi. Düzeldi ama, Basra harap olduktan sonra.

ANALİZ;Namık Kemal ZEYBEK’i uzun yıllardır tanırım,Ahmet YESEVİ ÜNİVERSİTESİ ni kurmak için çok emek ve çaba harcadı orayı bir cazibe merkezi ve Türkiyenin bir etkinlik alanı olarak hayal etti.Haberde zaten yeteri kadar detay var.Çetin Doğan cuntacılıktan değil VATANA İHANETTEN yargılanmalı.Bu yaptıklarını okumak bile insanın kanını donduruyor.Tabi onu oraya atayan Ahmet Necdet SEZER denilen adam bu işte elbette vebal sahibidir.Resmen Türkiye’nin orta asyada etkin olmasını önlemiş.Bunu bir TÜRK düşmanı yapabilir ancak.

Gölcük BALYOZ belgeleri ŞOK ses kayıtları!

Şubat 21, 2011 Yorum bırakın

30 Generali kodese gönderen son Gölcük donanma komutanlığında zeminin altına gizlice yerleştirilmiş çuvallar dolusu BALYOZ belgelerinin ele geçirilmesinden sonra yaşanan opanik telefon görüşmelerine de yansımış.

“Yıllardır belgeler orada alın dedik kimse umursamadı kimsenin şeyinde olmadıidönüp dolaşıp ortaya geldi.Yıllardır altta olduğunu herkes biliyor,bildiğimiz yerde zeminde,bukadar gerizekalılık olur mu ya gülermisin ağlarmısın..adamlara dedik ki bunlara ne olacaksa olsun çözümünü bulun..2008 yılındaydı..alttan çıktı kaldırıldı tekrar kondu..çıkan malzemeleri açmaya ..açılırken birşey kondu falan olmasın diye..kemalettin binbaşım evde..yok yok onu almadılar..”

“savcı diyor ki bu kurumun malımı bak kurumun malı ise ben el koymayacağım diyor herkes bakıyor,şey cem bakıyor salak salak..müdür biliyo onların orda olduğunu..o akşam sanki ilk defa oradaymış gibi bakıyor..sanki ilk defa görmüş..”

İşte o telefon görüşmeleri

Bölüm I.

videoyu tıkla

 

Bölüm II.

http://www.samanyoluhaber.com/h_513206_golcuk-donanma-komutanligida-cikan-balyoz-belgerinin-itiraf-gibi-ses-kaydi.html

Ergenekoncu Soner Yalçın’ın tutuklanması

Şubat 18, 2011 Yorum bırakın

odatv yi kurduğu andan itibaren Ergenekoncuları ve Balyozcuları savunan haberlere imza atan Soner Yalçın ve ekibi ‘Ergenekon Terör Örgütü üyeliği, devletin gizli belgelerini ele geçirmek ve yayınlamak ile halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçlarından tutuklandı.Tutuklamaların ardından basının ikiyüzlü camiası basın özgürlüğü mösajları verdi ama bu çevreler örneğin NOKTA dergisine yapılan Jandarma baskınında her ne hikmetse sessiz kalmışlardı ve yine bu camia her ne hikmetse Şamil Tayyar‘ın sadece yazdığı kitap ve yazılardan dolayı yargılanmasına ve ceza almasına yine sessiz kalmışlardı ve yine aynı camia Abdurrahman Dilipak‘ın evine dahi haciz gelmesine sessiz kalmışlardı ancak sözkonusu Ergenekoncu bir zevat olunca safları sıklaştırdılar ve takiyyeye başladılar.

Millete komplo belgesinden tutuklu yargılanan  Çiçek Albay Balyoz davasından da tutuklandı.

Balyozcuların piri Çetin Doğan ise bu kez paçayı kurtaramadı.


Eski Emniyet İstihbarat Daira Başkanı Bülen Orakoğlu geçmiş darbelerde ne yazık ki darbenin medya ayağı üzerinden pek durulmadı ve özellikle 28 şubat darbe sürecinde medya askerin tankı gibi görev üstlendi.Eğer o dönemde darbecilerin medya ve akademi bağları üzerine gidilip tedbirler alınabilseydi bugün Balyoz gibi darbe planları yapmaya cesaret edilemezdi.Şimdi Savcı Öz darbe teşebbüsünün medya ayağı üzerinde de kararlılıkla gidiyor.Ve olması gereken de zaten bu.Çünkü darbeden sonra darbecilere en büyük desteği dönemim akademi kesimi üniversite hocaları ve medya destekliyordu.Şimdi ise tüm bu süreç tersine çevrilmeye çalışılıyor.

Türkiye BALYOZCULARI ile hesaplaşıyor ve kararlılıkla üzerlerine yürüyor.

Şimdiki Genel Kurmay Başkanı Koşaner İlker Başbuğ’un düştüğü yanlışlığa düşmüyor ve Balyozcuların gazına gelip generalleri arkasına toplayıp “kağıt parçası” masalları okumak yerine hukuğun ve adaletin tecelli etmesi için üzerine düşen sağduyuyu göstermeye çalışıyor.Bu ise Türkiye için güzel bir örnek davranış.

BALYOZ gibi BALYOZ belgeleri!

Şubat 17, 2011 Yorum bırakın

İşte 30 generali kodese götüren ve cuntacıların sonunu hazırlayan Balyoz belgelerinin bir kısmı ;

“Sıralı tüm sicil amirleri birliğinde ki tüm personeli ve bu personelin aile yapısını ve yaşantısını çok iyi bilecek..” Heralde ne demek istediğini anladınız ailede başörtülü var? mı namaz kılan var mı? Yoksa aile yaşantısından size ne!!!

2-” ..milli eğitim bakanlığında kadrolaşmaya yönelik muhtelif mevkilerde ki 600 vekil müdürün görevden alınması ve yerlerine başka atamaların yapılmasını içeren plan ilgi(d) ile aşamaşlı olarak uygulamaya konulmuştur,uygulamada.”

istanbulda ki imam hatip liselerinde ki kız öğrencilerin milli güvenlik dersi hariç tüm derslere başörtülü katıldıkları  ve bayrak törenlerinde de kız öğrencilerin başörtülü katıldığı tesbit edilmiş”

*Bak sen şu işe meğer bizim paşalar Milli Eğitim işine de el atmışlar ne dolaplar ne fırıldaklar çevirmişler!

özeillikle 1.sicil amirleri personel ev ziyareti ve bu ziyaretler esnasında ev halkının durum ve tutumu giyim tarzları incelenecek”

Maşallah paşalarımız ve ordumuz karakollarına baskın yapan 300 teröristi tesbit edemiyor ama imam hatip liselerinde ki başörtülü kız öğrencileri adedi adedine tesbit edip hangisinin ne yaptığını rapor edebiliyor..

BRAVVVOO! İşte Türk Ordusu..

Balyoz sanığı ÇETİN DOĞAN ve 163 sanık TUTUKLANDI!

Şubat 11, 2011 17 yorum

Balyoz darbe planından yargılanan muvazzaf ve emekli 163 subay tutuklandı.Tutuklananlar arasında eski Deniz KuvvetleriKomutanı emekli Oramiral Özden Örnek, eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral İbrahim Fırtına da bulunuyor.
Eski 1’inci Ordu Komutanı emekli OrgeneralÇetin Doğan hakkında yakalama kararı çıkarıldı.
Çetin Doğan rapor alarak duruşmaya katılmamıştı.

Bakalım Çetin Doğan ne yapacak..yine esip gürleyecek mi???

Balyozcular bakalım bu kez kuyruklarını nasıl kurtaracaklar..

Çetin Doğan TUTUKLANDI..

Emekli Orgeneral Çetin Doğan‘ın yüzüne tutuklama kararı okunduktan sonra cezaevine gönderilicek.Ayrıca Gürbüz Kaya, Ali Rıza Sözen, Tuncay Çakan, Ahmet Yavuz, Bekir Memiş, Fuat Pakdil, Metin Yavuz Yalçın, Hayri Güner, Fikri Karadağ, Kadir Sağdıç, İbrahim Fırtına hakkında da tutuklama kararları çıkartıldı..

ODATV haberi verirken alta harbiye marşını ve atatürk videosunu da yerleştirmeyi unutmamış.. 🙂 Yürrü be kim tutar seni..ister ankara marşı ister izmir marşı ister harbiye marşı HİÇKİMSE  artık Demokratik cumhuriyete kastedemez.Sizi harbiye marşı ile HASDAL CEZAEVİ’ne uğurluyoruz!

http://www.odatv.com/n.php?n=salonda-hep-bir-agizdan-hangi-mars-soylendi-1102111200

Balyoz Manşetleri;


 

Çetin Doğan’ın kızı ve yahudi damadı wordpress’i BALYOZLUYOR!

Şubat 7, 2011 3 yorum

Hani şu kemalist laik ve sözde çağdaş hezeyan.Başbakan’ı ABD de ki bir yahudi lobisinden ÖDÜL aldı diye yıllardır eleştirirler ama kızını YAHUDİYE veren BALYOZ sanığı Çetin Doğan’ı ise kahraman edası ile selamlarlar.Şaşırmadım şahsen, Çetin Doğan’ın kızını bir MÜSLÜMAN evladına vermeyeceği hayatı ve eserleri ile zaten ortada.

Şimdilerde hala  T.C vatandaşı da olan Balyoz darbe planlarının bir numaralı sanığı ÇETİN DOĞAN’ın kızı Pınar Doğan’ın eşi DANİ RODRİK ve muhterem zevceleri wordpress’e BALYOZ indirmeye çalışıyorlar.Amaçları tabiki biricik babalarının yummuş yumanmış sütten çıkmış ak kaşık olduğunu sanal ortamdan da olsa iddia etmeyi sürdürebilmek.

Gölcük Donanma Komutanlığında ortaya çıkarılan çuval çuval cunta belgelerinin şokunu kısa sürede atmışa benziyorlar.Zira babaları 1.Ordu komutanı iken hem esip hem gürlediği yıllarda “MİLLİ MUTABAKAT HÜKÜMETİ KURMA” gibi heyecanlar ve fantaziler  peşindeyken şimdilerde kendisini savunma ve kurtarma derdinde,öyle ise babaya destek her türlü destek.Öyle bir hevesteler ki sanki 169 sanık sadece bir CD yüzünden hapistelermiş gibi bir uçuk ifadeyi ciddi ciddi dillendirmektelerde.Acaba yazdıklarına kendileri de inanıyorlar mı? Herşey YALAN bir sen gerçek azizim modundalar.  🙂

Çetin Doğan’ı kamuoyu zaten yakından tanımakta özellikle Selimiye Kışlasında görevde iken ve bir kışlaya çevirdiği Kazakistanda Ahmet Yesevi Üniversitesine Sezer tarafından atandığı süre içinde neler yaptığını çok iyi biliyor.ŞAŞIRMAYIN Sezer  bilim ve eğitim kurumunun başına bir ASKERİ atamıştır.Tabi ki dert bilime ve eğitime katkı yapmak değil askeri LAİK VESAYETİ taa Ahmet Yesevilere kadar taşıyabilmek.Ta ki yeni Cumhurbaşkanı Abdullah Gül göreve gelene kadar orada Kazakistan Anayasasını çiynemek dahil (Anayasal düzenlerle sorunu var) hertürlü laik dayatmayı ve baskıyı kahramanca sürdürmüştür.Gül onu görevden alınca Ahmet Yesevi de bir rahat nefes aldı..Wayy e tabi Çetin Doğan da bu atanmışlığının hakkını vermiş ve kısa sürede Üniversiteyi kendi kışlasına çevirme başarısını da göstermiştir.

Bu muhteşem ikili de biliyor olmalı ki HUKUK belgeler üzerinden hayata geçer.Bir Askeri Muhtıra dahi bir kağıt parçasından ibarettir, zaten daha ötesi değil,ancak o kağıt parçasının hukuki mesuliyetini heralde bu mutlu mesut Pınar-Dani çifti gayet iyi biliyordur.Yüzbinlerce metrekarelik milyonlarca dolarlık arsaların tapusu da bir kağıt parçasından ibarettir ama ne denli değerli ve kıymetli bir hukuki vesika olduğunu bu pek muhterem ekonomi profesörleri anlayacak bilgi ve birikime sahiptirler sanırım.

“CD” diye basite almaya çalıştıkları şey esasen onca subayla birlikte ülkede kaos çıkaracak kendi F-16 larını düşürecek kendi Camiilerini bombalayacak ve yüzbinlerce insanı tutuklayacak planlar.ÇOK MASUM değil mi hemde ÇOOOOK!

Madanoğlu cuntasını deşifre eden MAHİR KAYNAK’ın elinde belge olarak ne vardı,bir teyp bandı 🙂

Şimdiler de bu DANİ-PINAR çiftine bir arkadaşları daha katıldı.O da meşhur ÇİÇEK ALBAY Dursun Çiçek’in kızı.O da babasının yummuş yıkanmış sütten çıkmış ak kaşık olduğunu üfürmek için yine wordpress’e sarılmış.Türkiye’nin en meşhur imzasının ISLAK KURU demeden peşine düşmüş.Türkiye babası Çiçek Albay‘ı kaos planları hazırlamakla hatırlayacak.

Oysa bu cd ve belgeler ele geçirildikten hemen sonra hem TÜBİTAK da incelenmiş ve orjinal oldukları resmi raporlar ile ifade edilmiş.Mahkeme Dani-Pınar çiftinin üfürmelerine değil bu bilimsel değerlendirmelere itibar edecektir.

 Ele geçen belgeler cd ler yazışmalar zaten zanlı sivil memurlar ve  subaylarca kabul edilmiş;

“Bu CD’ler bizim tarafımızdan hazırlanan CD’lerdir. Bu CD’lerin tamamı plan seminerinin bitmesine müteakip kozmiğe kaldırılmıştır. Bilgisayarımızda toplanan tüm word belgelerini, dosyaları, power point sunum ve yansıları bu CD’lere ben ve Melek Üçtepe aktarmıştık. Göstermiş olduğunuz CD’ler üzerinde; “OR.K.”na yazılı CD’yi net olarak hatırladım. Bu CD Ordu Komutanına verilmek üzere hazırlanmıştı. “K.Özel” yazılı CD’yi de hatırladım, bu CD’yi de yine Komutana özel olarak verilmek üzere hazırlamıştık…”

Davanın sivil zanlılarından Sivil Memur Üçtepe’nin de 1. Ordu Askeri Savcılığı’nda iki ayrı tarihli ifade tutanakları Balyoz davası ek klasörlerinde yer alıyor. Üçtepe, 25 Şubat 2010 tarihli askeri savcılık sorgusunda, tıpkı Sevilay Bulut’un ifadelerinde olduğu gibi K.ÖZEL ve OR.K.na yazan CD’ler hakkında detaylı bilgiler veriyor. Balyoz ismini hatırlamadığını ancak üst yazı plan dosyalarını hatırladığını anlatıyor. İfadesinin 3. Sayfasında 3. Paragrafta “GÜVENLİK HAREKAT PLANI ORİJİNAL BELGELER klasöründe ‘CD’lerin Kapakları’ adlı dosya içeriğinde yer alan CD’lerin resimlerini incelediğimde söz konusu resimler bizim plan odasında yapılan çalışmaların kaydedildiği ve arşiv amacıyla numaralanarak evrak odasına koyduğumuz CD’lerdir, evrak odasında kilitli çekmeceli demir karteks dolabının içerisinde muhafaza edilmekteydi.” diyor.

Gördüğünüz gibi ali baba ve kırk haramiler masalından öteye gidemeyen Pınar Dani üfürükleri de buhar olmuş gitmiş.Bir varmış bir yokmuş.Şimdilerde millet olarak böyle bir plan hazırlayan hazırlatan bu planda katkı yapan ve suça ortak olan her kim var ise suçluların cezalandırılması ve masumların da aklanmasından öte bir talebimiz yok….

Çetin Doğan’ın maSKesi NasıL düştü!

İŞTE BALYOZ DARBE PLANININ BABASI ÇETİN DOĞAN ve MARİFETLERİ !

1.Çetin Doğan’ın Genelkurmay BaşKanı oLması NaSıL engellendi?

Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun görev süresi dolunca dönemin Başbakan’ ı Bülen Ecevit Kıvrıkoğlu’nun görev süresini bir yıL daha uzatmak istiyor ancak iktidar ortağı olam MHP GeneL Başkanı DevLet Bahçeli  danışmanı olan emekli Korgeneral Altay Tokat’ın “buna kesinlikle onay vermeyin” uyarısı üzerine Bahçeli Kıvrıkoğlu’nun görev süresini uzatmıyor eğer Kıvrıkoğlu’nun görev süresi 1 yıl daha uzatılsa o sıra KKK olan demokrat HİLMİ ÖZKÖK emekliye sevk edilecek ve ÇETİN DOĞAN’ın Genel Kurmay başkanı olması yolu açılacaktı.ŞAKA gibi ama gerçek.(Aydoğan VATANDAŞ)

2.Çetin Doğan’ın eski emekli Cumhurbaşkan Sezer tarafından başına atandığı Kazakistan’da ki uluslararası Türk-Kazak Ahmet Yesevi Üniversinde estirdiği terör yılları.

Ahmet Yesevi adından da anlaşılacağı gibi ortadoğuda Türk ve İslam sentezini misyon edinmiş bir üniversite olmasına karşın bu üniversitenin başına Çetin Doğan gibi bir generaL atandıktan sonra bakın başına neLer geliyor..Kazakistan anayasasını dahiL ihLaL ederek (anayasaL düzenlerle problemi var) üniversitede ki bilimi de bitirme pahasına kışlaya döndürmeyi başarıyor!

Öncelikli iş olarak yapımını  diyanetin üstlendiği Ahmet Yesevi Camiisinin inşaatnı durduruyor.Gerekçesi Üniversite ve Kışlada Camii olmaz (acaba cem evi olaydı?? )

Sonra tabiki ikinci hedef başörtülü olarak üniversiteye gelen gerek Türk gerek Kazak öğrenciLerin üniversiteye girişini yasakLıyor.(ki bu Kazakistan YasaLarına göre suç!)

BunLarLa da yetinmiyor ve burs kazanarak üniversitede okuma şansını kazanan bir çok öğrencinin bursunu da kesiyor.

Bununla da yetinmiyor Üniversitede ki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayrağnını da indiriyor.

Üniversitede okutulan isLam ve Din dersLerini kaldırıyor üsteLik bu dersLerin Kazak tarafının isteği üzerine açılmış olmasına rağmen

3.Birinci Ordu Komutanı olduğu yıllarda ki CUNTA faaliyetleri ve “BALYOZ” darbe girişimi

Herşey 2003 yıLının Mart ayıda başladı.Birinci Ordu Komutanı olan Çetin Doğan SeLimiye Kışlası’nda(hergün önünden geçiyordum) düzenLediği CUNTA semineriyle patlak verdi.Bu seminer kayıtları TARAF Gazetesinde 2010 yıLında haber yapıLınca CUTA faaLiyetlerinde dolayı dava açıLdı.Önce tutuklandı ama işi GataKulli ye getirip sağlık bahanesi ile tahliyesini alıp tutuksuz yargılanmanın yolunu buldu.Dönemin GeneLkurmay Başkanı HİLİ ÖZKÖK Jandarma GeneL Komutanı Şener Eruygur’unda içinde olduğu bu cunta faaliyetlerini haber alıyor ve hayata geçmesini kısmen önlüyor.

Plan çerçevesince 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan’ın liderliğindeki cunta tarafından hazırlandı ve darbe zeminini hazırlama amaçlı Çarşaf, Sakal, Suga ve Oraj kod adlı eylem planlarından oluşuyor. 5000 sayfalık belgelerde Fatih ve Beyazıt Camiilerinde bomba patlatılarak hükümetin sıkıyönetim ilan etmeye zorlanması, Yunanistan hava sahası üzerinde bir Türk jetinin düşürülerek halkın galeyana getirilmesi ve darbe sonrası demokrat görüşlü gazetecilerin tutuklanması gibi planlar ve eylemleri içeriyor.

işte bir Türk GeneraLinin maceraları..

Devam edecek...