Arşiv

Posts Tagged ‘Gülen’

Cumhuriyet tarihinin en büyük ismi anketi

Ağustos 15, 2012 Yorum bırakın

Evet sizce sizin kriterlerinize göre sizin değerlerinize göre yani size göre bu listede ki en önemli ve en değerli isim kim?

Cumhuriyet tarihimizde ki en değerli isim anketi.

.

Gülen’den Bahçeliye tokat gibi cevap!

Nisan 1, 2011 1 yorum

Bahçeli seçim meydanlarında son yaşanan olaylardan ötürü Gülen’in ismini de tartışmaların içine çekmeye çalışmasının ardından Gülen Bahçeliye tokat gibi ve onun anlayamayacağı yani erdem dolu cevabı ile geldi;

Bahçeli, Malatya katliamı ile ilgili olarak evlerinde arama yapılan ilahiyatçıların ardından Gülen’i de tartışmaların içine çeken bir açıklama yapmış ve kamuoyunda olayların arkasında Gülen ve cemaat var imajı uyanmıştır gibi bir ifade kullanarak cemaatine sahip çıkması kontrol etmesi çağrısında bulunmuştu,Cemaatin yabancı odaklar tarafından yönlendiriliyor olabileceğini de ekledi.

Cevap sayın Gülen’den çok gecikmeden geldi..

“…bir siyasi partimizin Sayın lideri, ‘adli süreçlerde kanun ve meşruiyet dışına çıkıldığı, bu uygulamaların kasıtlı ve bilinçli bir şekilde bir merkezden yönetildiği ve Fethullah Gülen’i zan ve töhmet altında bıraktığı kanaatinin yaygınlaştığı’ yönünde son derece üzüntü verici bir açıklamada bulunmuştur.”

Sn.Gülen açıklamasında ;

”Maalesef konuyu Sayın Gülen’e getirdiklerinde, onun hukuki haklarını yok sayarak, savundukları değerleri ayaklar altına almakta ve insafsız bir biçimde müvekkilime karşı büyük bir kin ve husumet oluşturmaya çalışmaktadırlar.

Oysa savundukları tarafta bombalar, lav silahları, cephanelikler, suikast planları, millete kurulan kanlı tuzaklar, demokrasiye vurulmak istenen darbeler, halkın hür iradesiyle seçtiği meşru iktidarın devrilmesi, anarşi ve terör faaliyetleri yer almaktadır. Saldırdıkları tarafta ise din, dil, ırk ayırımı yapmaksızın sevgi, kardeşlik, barış, birlik ve beraberlik, hoşgörü ve diyalog çağrıları; eğitime, ilme ve fenne teşvik faaliyetleri; anarşi ve teröre karşı durma; demokrasiye sahip çıkma, halkın özgür iradesine saygı, milletin egemenliği fikriyatı durmaktadır.

Sayın Gülen aleyhindeki propagandalar, kişilik haklarına saldırılar o noktaya gelmiştir ki, bir milletvekili dahi, kendi tabanını üzecek şekilde canlı yayında bütün vatandaşlarımızın huzurunda meclis kürsüsünden alenen müvekkilime çete suçlaması yaparak yargısız infazda bulunabilmiştir.

Bu olayın ardından bir siyasi partimizin Sayın lideri, ‘adli süreçlerde kanun ve meşruiyet dışına çıkıldığı, bu uygulamaların kasıtlı ve bilinçli bir şekilde bir merkezden yönetildiği ve Fethullah Gülen’i zan ve töhmet altında bıraktığı kanaatinin yaygınlaştığı’ yönünde son derece üzüntü verici bir açıklamada bulunmuştur.”

Hukukta beraat-i zimmetin asıl olduğunu bildiren Erdemli, suçluluğu kesin bir şekilde ispatlanmadıkça, kimsenin suçlu muamelesine tabi tutulamayacağını belirtti.

”Samimi bir yaklaşımla dahi bir kişiden, faaliyetlerini durdurarak böylece suçsuzluğunu ispat etmesi istenemez. Zira hukukta menfinin ispatı olmaz” diyen Erdemli, şunları kaydetti:

”Sayın Fethullah Gülen’in kanun ve meşruiyet dışına çıkan hiçbir hareketi icra etmesi, desteklemesi, yanında yer alması, onaylaması da mümkün değildir. Her kim de yasaların dışına çıkar suç işlerse, mutlaka cezasını görmelidir.

Ülkemizde son günlerde birtakım polemiklerle, tahriklerle müvekkilim bir kavganın içine çekilmeye çalışılmaktadır. Bugüne kadar olduğu gibi, ülkemizin içine girdiği bu seçim sürecinde de Sayın Gülen siyasi polemiklere taraf olmayacak, kavga ve kaos isteyenlere prim vermeyecektir.”

Türkiye’nin birçok kez seçim süreci geçirdiğini vurgulayan Erdemli, demokrasiyi inkıtaya uğratma ve darbe teşebbüslerinin de ilk defa görülmediğini ifade etti.

Gülen aleyhindeki kampanyaların da yeni bir durum olmadığını belirten Erdemli, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

”Ancak kamuoyu bilmektedir ki, Sayın Gülen tüm bu süreçlerde her zaman sağduyulu hareket etmiş, adaletten, hakkaniyetten hiçbir zaman taviz vermemiştir. Onlarca yıldır sürdürülen linç faaliyetleri karşısında sadece adli makamlar nezdinde hukuki haklarını aramış, hukuka aykırı hiçbir mukabelede bulunmamıştır. Kendisine bu haksızlıkları reva görenlerin dahi ıslahına, hidayetine dua etmiş, hiç mülayemetten ayrılmamış, insana saygıyı esas alan üslubunu asla bozmamıştır.

Ancak bazıları ülkemizde halen kavga ve kaosla bir yerlere varmayı arzu ediyorlarsa, halkımızın hissiyatını anlayamıyorlar demektir. Yüce milletimiz bu seçim sürecinde de kimin daha güçlü kaos çıkardığına değil, kimlerin hangi planlarla halka hizmet projeleri geliştirdiğine bakacaktır. Meclis kürsüsünü ülkemizin manevi dinamiklerine hakaret için kullananların, seçmenlere hangi projeleri sergilediği merak konusudur. Bilinmelidir ki halkımız artık kavga ve gürültüye değil; 75 milyona yönelik sevgi ve kardeşlik projelerine itibar etmektedir.”
****

Bahçeli rahmetli Türkeş’in aksine partisi MHP yi ve içinde ki çakallarını sürekli Gülen’in üzerine salıyor.Başbuğ Alparslan Türkeş bu adamın suratına tükürürdü..

Gülen Hür Adam’a destek vermedi mi?

KanalTürk TV de Hür Adam başrol oyuncusu ve gazeteci Nuh Gönültaş program esnasında tartıştı.Hür Adam yapımcısı Mehmet Tanrıseven zaman gazetesi ve Gülen camiasını hedef alarak benim filmimi desteklemediler diyerek sitemde bulundu.Gönültaş da müdahale ederek desteğin olduğunu kendisinin yazdığı filmi destekleyen yazıları dahil diğer haberleri örnek gösterdi.Ancak tartışma hararetlendi ve Hür adam yapımcısı mikrofonu Nuh Gönültaş’a fırlattı ve “terbiyesiz edepsiz” gibi ağır ifadeler kullandı  .Programa ara verilmek zorunda kalınıldı.Derken perde arkası detaylar gelmeye başladı, yenişafak gazetesinden ali murat güven daha detaylı bir haber yayımlayarak http://www.yenisafak.com.tr/Sinema/?i=297701 Mehmet Tanrıseven’in neden agresif ve sinirli olduğunun perde arkasına değindi.Film bitince ilk olarak filmi ABD ye Gülen’e götürüp kanaatlerini almak istemişler ancak otelde 4 gün bektildikten sonra filmi projeksiyondan izletmişler ve sn.gülen den “hayırlı olsun” sözünü duymuş ve kendisine ithaf olunan giriş kısmının da kaldırılmasını istemiş..ve zaman camiasının Ekrem Dumanlı dahil bir çok önemli ismi GALA gecesine davetli olmasına rağmen katılmadıkları sadece kameraman ve muhabir gönderdiklerini ifade etmiş..Bu hadiseler sanki zımmi bir destek varmış gibi algılanmış olmalı..Nuh Gönültaş da bu tartışmanın ardından köşesinde ağır bir yazı yazdı “meğer Hür Adam’ı bir despot çekmiş” diyerek ifade etti. http://www.kanalturk.com.tr/haber-detay/39022-tartismayi-kosesine-tasidi-haberi.asp

Ve bu tartışmanın ardından Mehmet Tanrısever de bir basın açıklaması yaparak kurumsal duyarsızlıktan şikayet etti.Açıklamasında http://www.timeturk.com/tr/2011/01/13/iste-tanrisever-in-basin-aciklamasi.html

“Feryadımın tepki biçimi, sadece bu davaya gönül verenlere kardeşçe bir davettir ve duyarlılık talebidir.
Cemaatlerin muazzez hizmetlerine şükran borçluyum. Tepkim, maksadını aşan beyanlarım, cemaatlere ve sessiz vicdanlara değil, kurum ve kurumsal düzeyde duyarlılık zaafı gördüğüm kişiler ile temsilci konumundaki yöneticileredir.  Bünye içi hassasiyet ve tutarlılık eksikliği gösteren bu davranışı hak etmediğimi kitle hukuku adına ve kamu vicdanı algımla ifade etmeye çalıştım. Böylesi devasa bir projenin ve manevi şahsiyetin kamuoyuna takdimi, teşviki ve özendirilmesi, daha güçlü ve etkileyici olmasının sağlamasının, sağduyu sahibi medyanın, özellikle muhafazakâr basının asli bir sorumluluğu olduğunu düşünüyorum. Bu bir Tanrısever meselesi değil,  “HÜR ADAM” meselesidir.  Kamuoyuna bu açıklamayı yapma ihtiyacı duymamın sebebi, maksadımın kısmen anlaşılmadığı kitlelere bir düzeltmedir.

HÜR ADAM, sonuç olarak hedefine ulaşmıştır.
Türkiye’nin gizli tarihi olan Said Nursi hakkında farklı kesimlerin müzakeresine vesile olmuştur.
Sinema kapıları Said Nursi’ye açılmıştır. Bütün seyircilere, camialara ve vatandaşlarımıza iyi seyirler diliyorum. Seyircilerimizi üzdüysek, özür diliyorum.” dedi.

Zaman gazetesi de tüm bu tartışmalara bir cevap yayımlayarak Hür Adam’a dair yayımladıkları haberleri sayfalarına taşıdılar ve filme gereken önemi verdiklerini ifade ettiler.

Benim sonuç olarak çıkardığım netice film ilk 3 günde yaklaşık 250 bin izleyiciye ve yaklaşık 2 milyon TL hasılat elde etti.Filmin yapımcısı en çok buna üzülmüş olmalı zira tüm bu açıklamaları filmin gelir ve izleyici rakamları kendi beklentisinin altında kaldıktan sonra medyaya yansıdı.Oysa film sadece 240 salonda izletiliyor ve ben filmi izlemek için gittiğimde tüm seansları dolu idi ve filme birkaç günden önce boş yer bulamazsınız yeni salonlarda da filmi izleticez diyerek bilgi aldım.Yani filmin izlenme düzeyi hiçte az değil acele ve talihsiz bir açıklama oldu.Ve şuanda film halen en çok izlenenler arasında yer alıyor 6.gününde filmi 355 bin kişi izledi,New York’da Beş Minare filmi 940 salonda aynı anda gösterime girmişti ve ilk izlenme oranları daha çok salonda gösterime girdiği için daha yüksekti.Hür Adam ise 238 salonda gösterilebiliyor bunun nedeni ise birçok sinema salonunun filmi vizyona sokmaması,örneğin Gebze Center da ki Cinebonus salonu filmi vizyona sokmadı dolayısıyla yakında ki başka salonlara gitmek zorunda kalıyor insanlar ve bu da salon sıkıntısına yol açıyor bence rakamlar azar azar artış gösterecek ve 2 milyon’u aşması uzak bir ihtimal değil..

The Wall Street Journal’ın Gülen Röportajı: “Gördüğüm şeyler yakışıksızdı”

Haziran 4, 2010 Yorum bırakın

ABD’nin etkin gazetelerinden The Wall Street Journal (WSJ), Fethullah Gülen ve “Gülen Hareketi” konusunda geniş bir değerlendirme yazısı yayınladı.

Gülen ile Pensilvanya’da ikamet ettiği konutunda bir röportaj gerçekleştiren WSJ muhabiri, Gülen’in, İsrail’in kanlı gemi baskınıyla ilgili görüşlerine de yer verdi.

Fethullah Gülen, Gazze’ye yardım filosuna yapılan kanlı saldırıda hayatını kaybedenler için bugün yayınladığı taziye mesajında şu ifadeleri kullandı: “Gazze’deki insanlık dramına son verebilmek beklentisiyle yola çıkan, uğradıkları müessif saldırıda hayatlarını kaybederek şehit olan insanlarımıza Allah’tan rahmet diler, başta aileleri olmak üzere; milletimize ve insanlığa taziyelerimi bildiririm.”

“Gördüğüm Şeyler Yakışıksız ve Çirkindi”

Taziye mesajında Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çeken Gülen, WSJ’deki röportajında ise Gazze’ye yardım organizasyonunu düzenleme tarzıyla ilgili bazı eleştirilerde bulundu. Gülen, organizatörlerin yardım götürmeden önce İsrail ile mutabakat yollarını bulmaya yönelik girişimde bulunmaları gerektiğini vurgulayarak, bunu yapmadan yardım ulaştırmaya çalışmanın olumsuz sonuçlar doğurabileceğinin öngörülmesi gerektiğini dile getirdi. Gülen, Joe Laura imzasıyla yayınlanan haberde, İsrail’in baskını ve sonrasında yaşanan müessif hadiselerle ilgili olarak, “Gördüğüm şeyler yakışıksızdı, çirkindi.” dedi.

Haberde, 100’den fazla ülkede faaliyet gösteren İHH’nın Gazze’ye yardım filosuna öncülük ettiğinden Gülen’in son günlerde haberdar olduğu belirtildi. WSJ, olayla ilgili olarak ‘itidalli’ ifadeler kullandığını belirttiği Gülen’in İHH hakkında “siyasallaşıp-siyasallaşmadıklarını söylemek kolay değil.” dediğini aktardı. Gülen, kendisine yakın yardım kuruluşları Gazze’ye yardım etmek istediklerinde İsrail otoritesinden izin almaları konusunda ısrar ettiğini vurgularken, saldırı sonrası yapılacaklar konusunda Birleşmiş Milletler’in en iyi adres olduğunu dile getirdi.

WSJ gazetesi muhabiri Joe Laura, Gülen’in ikamet ettiği konutta kendisini ziyaret etmeye gelen bir misafirini gezdirirken edindiğini izlenimleri de gazeteye taşıdı. Laura, Gülen’in oturduğu evdeki salonda bir Türkiye haritası, hemen yanında Kur’an-ı Kerim’den bir ayet ve İstanbul Boğazı üzerinde uçan bir Türk F-16 jetini gösteren fotoğrafın yer aldığını aktardı. Haberde Gülen’in kendisini ‘siyasetle ilişkisi olmayan bir kişi’ olarak tanımladığı belirtilerek, Gülen’in, “Ben kendimi, müritleri olan biri kişi olarak görmüyorum.” sözlerine dikkat çekildi.

Şiddetten Uzak, Diyaloğa Açık…

Hareketin gönüllü üyelerinin 100’ü aşkın ülkede yüzlerce okul kurduğunu, finans ve medya alanlarında güçlü kuruluşlar oluşturulduğunu yazan WSJ; ancak Gülen’in hiçbir şirketin yönetiminde yer almadığını ve parasal meselelere ilgi duymadığını aktardı. Gazete, söz konusu hareketin üyelerinin, “gelirlerinin üçte birine kadar olan kısmını bu harekete bağlı bağımsız kurumlara bağışladığını” da öne sürdü.

Gülen karşıtı eleştirilere de yer veren gazete, bu çerçevede, Washington Enstitüsü’nde Türkiye uzmanı olarak görev yapan Soner Çağaptay’ın “Türkiye’de polis gücünün yüzde 70’inin Gülen yanlısı olduğu, bunun da laikliğin kalesi olarak bilinen güçlü Türk ordusuna karşı bir denge oluşturmak için kullanıldığı” yorumuna yer verdi. WSJ, Gülen’i küçük düşürmeye çalışanların “onun kurduğu imparatorluğun bir gün Türk devletini yeniden şekillendirecek İslami elite yol gösteren bir işlev yürüttüğünü” öne sürdüklerini de ekledi. Gülen ise kendisiyle yapılan röportajda bu türden iddiaların sadece beyin okuma yöntemiyle desteklenebileceğini söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: “Ayrıca, ben hiçbir grubun lideri olmadığım gibi, hiçbir devlet görevlisinden resmi sorumluluklarını bırakarak benim dediklerimi yapmalarını isteyen bir insan da değilim.”

http://tr.fgulen.com/content/view/18467/11/