Arşiv

Posts Tagged ‘hakaret’

Fransız dergi Charlie Hebdo Muhammed,İslam’a hakaret

Kasım 1, 2011 Yorum bırakın

Fransa’da siyasi mizah dergisi Charlie Hebdo, Tunus’ta İslamcı Ennahda partisinin zaferini kutlamak için yeni sayısının editörlüğünü Muhammed Peygamber’e verdiğini duyurdu. Derginin yarın çıkacak sayısına Şeriat Hebdo adı verildi. Kapakta Muhammed’in “Gülmekten ölmezseniz 100 kırbaç” diyen bir karikatürünün yer aldığı bildiriliyor.

Derginin yayın yönetmeni, karikatürcü Charb amaçlarının provokasyon olmadığını söyledi. Charlie Hebdo dergisi sol-anarşist eğilimiyle biliniyor. Yayın çizgisi ise kimilerine göre provokatif, kimilerine göreyse bağımsız. .

Derginin açıklamasında “Tunus’ta İslamcı Ennahda partisinin zaferini en uygun şekilde kutlamak için Charlie Hebdo, Muhammed’den gelecek sayısına özel editör olmasını istedi” deniyor. “İslam’ın peygamberine ısrar etmemize gerek kalmadı, hemen kabul etti. Kendisine teşekkür ederiz.” Dergide peygamberin “Helal Aperatif” başlıklı bir köşe yazısı ile Madam Şeriat adlı bir kadın ekinin de yer aldığı belirtiliyor..

Daha fazlasını oku…

Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’a Tiyatroda çirkin sataşma!

Nisan 10, 2011 53 yorum

SÜMEYYE ERDOĞAN’A ÇİRKİN SATAŞMA!

Ankara Devlet Tiyatroları’nda oyun sırasında Başbakan’ın kızı Sümeyye Erdoğan sahnede ki sataşma nedeniyle tiyatroyu terketti.

Sahnede müstehcenlik içeren hareketler sergilenirken oyunculardan birinin Sümeyye Erdoğan’ı farkedip sahneden kaş göz işareti ile sataşması neticesinde Sümeyye Erdoğan salonu terketti.

150 Polis oyunu terk etti

Sümeyye Erdoğan ile yanında ki kişilerin salonu terk etmesi ile toplu olarak oyunu izlemeye gelen bir polis grubu da Sümeyye Erdoğan’a sataşmadan sonra salonu terketti.

YORUM; Sipahipaşa rolünde ki Tolga Tuncer’in sataşması

Konu ile ilgili hiçbir bilgi olmadan çağdaşlık masalları üfürmeye başlamak yersiz.Oyuncu Tolga Tuncer’in taciz ve sataşması heralde gergedan beyinli olmayan herkesçe tepki alır.İnsan kendini kontrol edebilmeli.Karşında ki insan da oduncu Ahmet usta değil,belki sen ortaparmak işaretini rahatlıkla yapabiliyorsundur ama bu parmak bu insanlara sökmez.Herşeyden önce SANATÇI terbiyesi olacak insanda.

Sümeyye Erdoğan Yaşananları Facebook’dan anlattı;

Cuma akşamı iki arkadaş tiyatroya gittik. Ankara Büyük tiyatroda Genç Osman’a. İkimiz de başörtülüyüz ve bir tek orada yer kaldığı için en öndeyiz. Yolda gelirken de ağzıma bir sakız atmıştım ve bu benim için çok normal bir şey olduğu için tiyatro sırasında hala ağzımda olduğunun farkında bile değildim. Her şey gayet normal giderken oyunun orta yerinde (Yeniçerilerin göbek atarak alem yaptığı sahnede) en öndeki iki oyuncudan biri bir yandan bir ileri bir geri oynarken bir yandan da en öne geldikçe bana bakarak kaş göz işareti yapmaya başladı.
İlkinde ne olduğunu anlamadık. Sonrasında ağzıyla sakız çiğneme hareketi yapınca durum anlaşıldı. Fakat öyle yapmasa da durum belliydi, çünkü adam aslen sakıza değil, başörtüsüne takmıştı. Hem de Ankara Devlet Tiyatrosu’nda, hem de en ön sırada (!) … Bir de şarkının “halkın çoğu aç, azı toksa” kısmında “azı tok” derken bariz bir şekilde eliyle bizi gösterdi. Demek ki “başörtülü yobaz” ve “yüce tiyatrocunun önünde sakız çiğneyen saygısız” olmakla yetinmeyip bir de “çoğunluğun aç olmasının sebebi olan azınlık tok (protokolde oturmamızdan belli!)” olmuştuk! Bu ne cüret! Ne işimiz vardı bizim tiyatroda! Birkaç gidiş gelişte bu şekilde bizi rahatsız ettikten sonra bir yerde müziği ve oyunu kesip sahnenin önüne gelerek “pardon ben anlayamadım da sormak istiyorum, bu nedir??” diyerek sakız çiğneme hareketi yaptı!!!

TİYATRO OYUNCUSUNA VERYANSIN

Durun tekrar edeyim, Ankara Devlet Tiyatrosu’nda, bir oyuncu, oyun esnasında, oyunu keserek seyirciden birine laf atıyor!!! Hem de ne için? (Sessiz ve gayet sıradan bir şekilde) sakız çiğnediği için! Allah aşkına dünyanın neresinde görülmüş böyle bir şey! Hangi profesyonel sahnede, profesyonel bir oyuncu seyirciden birinin ufacık bir ağız hareketinden dolayı oyunu kesip o kişiye ne yaptığını sorabilir?! Adama “sana ne kardeşim!” denmez mi?! Bütün seyirci tiyatro izlemek için bilet alıp oraya gelmişken, sen nasıl onları yok sayıp tiyatroyu bölersin?! Ve nasıl olur da böldüğün bir tiyatro oyununda, bütün seyircinin önünde, bir insana böyle saçma bir sebeple çıkışma hakkını kendinde bulabilirsin?!

MEDENİYETTEN NASİBİNİ ALMAMIŞLIK

Bu nasıl bir şımarıklık, nasıl bir kabalık ve faşistlik, hatta nasıl bir cahillik, ve medeniyetten nasibini almamışlık?! ( Ve kimse bana kalkıp da -bu çağda- tiyatroda normal bir şekilde sakız çiğnemenin oyuncuya saygısızlık olduğunu söylemesin! Biraz dünya görmelerini tavsiye ederim! ) Hem sanat camiamız değil miydi halkı tiyatroya, operaya çekememekten yakınan? O akşam görülen oydu ki mesele aslında o sanatçıların halkı oralarda istemiyor oluşu! Bu halkın kadınlarının yarısından fazlasını oluşturan başörtülüleri tiyatroda görmeye tahammül edemeyen sanatçı herhalde sakallıyı, köylüyü, göbeğini kaşıyanı ve bidon kafalıyı da görmeye tahammül edemez. Yani bu ülkenin yüzde 80’ini, yani halkı, tiyatroda istemez…

Ben sanatı seven, önemseyen, ve sadece izleyici olmakla kalmayıp hobi olarak uygulamasında da olan biri olarak bana o terbiyesizliği yapan oyuncuya diyorum ki, sen istediğin kadar (bir tiyatro oyununu bölecek kadar) başörtülülerden nefret et, görmeye bile -hele de sanatsal bir faaliyette görmeye- tahammül etme; dünyanın gerçeklerini değiştiremeyeceksin! Mesela ben sanatı sevmeye devam edeceğim, tiyatroya gitmeye devam edeceğim, ve bu sırada başörtülü olmaya da devam edeceğim! Bununla ilgili ne yapacaksın???? Önüne çıkan her başörtülüye bir şekilde laf atarak mı yaşayacaksın? Peki bunu yapınca o sebebi meçhul ve saçma nefretini kusup kendi egonu tatmin etmekten başka bir şey geçecek mi eline? Peki sen böyle hoşgörüsüz ve kaba bir tavrı sanatın neresine sığdırıyorsun? Madem sen (önünde sakız çiğnenemeyecek kadar) yüce ve saygıdeğer bir sanatçısın, nasıl olur da insanların giyim tercihlerinden dolayı (asıl sebebin sakız olduğuna inanacak değilim!) onlara yüzlerce seyircinin önünde laf atıp onları üzecek kadar hoşgörüsüz, kaba, sığ düşünceli ve çağın gerisinde kalmış olabilirsin?! Hani sanatçılar moderndi? Hani sanatçılar özgürlükçüydü? Hani sanatçılar duygusal ve insan-severdi? İnsanı seven biri bir insana böyle davranamaz! Ve bir sanatçı da böyle bir hareketi yapamaz!

O yüzden de, ne sen, ne de sanat camiamızda maalesef çokça rastlanan senin gibileri, saygıdeğer sanatçılar değilsiniz! Ve son olarak; başörtülülere, ve sizden farklı olan herkese, alışsanız iyi olur! Çünkü biz hep burada, gözünüzün dibinde olacağız! Ve ben sizle kavga ederek yaşamak istemiyorum! Benim dinimden bile olmayanların ülkelerinde yapabildiğim gibi tanımadıklarıma bile tebessüm ederek ve selamlaşarak huzurla yaşamak istiyorum! İnanın siz de daha huzurlu olacaksınız…”

Gülen’den Bahçeliye tokat gibi cevap!

Nisan 1, 2011 1 yorum

Bahçeli seçim meydanlarında son yaşanan olaylardan ötürü Gülen’in ismini de tartışmaların içine çekmeye çalışmasının ardından Gülen Bahçeliye tokat gibi ve onun anlayamayacağı yani erdem dolu cevabı ile geldi;

Bahçeli, Malatya katliamı ile ilgili olarak evlerinde arama yapılan ilahiyatçıların ardından Gülen’i de tartışmaların içine çeken bir açıklama yapmış ve kamuoyunda olayların arkasında Gülen ve cemaat var imajı uyanmıştır gibi bir ifade kullanarak cemaatine sahip çıkması kontrol etmesi çağrısında bulunmuştu,Cemaatin yabancı odaklar tarafından yönlendiriliyor olabileceğini de ekledi.

Cevap sayın Gülen’den çok gecikmeden geldi..

“…bir siyasi partimizin Sayın lideri, ‘adli süreçlerde kanun ve meşruiyet dışına çıkıldığı, bu uygulamaların kasıtlı ve bilinçli bir şekilde bir merkezden yönetildiği ve Fethullah Gülen’i zan ve töhmet altında bıraktığı kanaatinin yaygınlaştığı’ yönünde son derece üzüntü verici bir açıklamada bulunmuştur.”

Sn.Gülen açıklamasında ;

”Maalesef konuyu Sayın Gülen’e getirdiklerinde, onun hukuki haklarını yok sayarak, savundukları değerleri ayaklar altına almakta ve insafsız bir biçimde müvekkilime karşı büyük bir kin ve husumet oluşturmaya çalışmaktadırlar.

Oysa savundukları tarafta bombalar, lav silahları, cephanelikler, suikast planları, millete kurulan kanlı tuzaklar, demokrasiye vurulmak istenen darbeler, halkın hür iradesiyle seçtiği meşru iktidarın devrilmesi, anarşi ve terör faaliyetleri yer almaktadır. Saldırdıkları tarafta ise din, dil, ırk ayırımı yapmaksızın sevgi, kardeşlik, barış, birlik ve beraberlik, hoşgörü ve diyalog çağrıları; eğitime, ilme ve fenne teşvik faaliyetleri; anarşi ve teröre karşı durma; demokrasiye sahip çıkma, halkın özgür iradesine saygı, milletin egemenliği fikriyatı durmaktadır.

Sayın Gülen aleyhindeki propagandalar, kişilik haklarına saldırılar o noktaya gelmiştir ki, bir milletvekili dahi, kendi tabanını üzecek şekilde canlı yayında bütün vatandaşlarımızın huzurunda meclis kürsüsünden alenen müvekkilime çete suçlaması yaparak yargısız infazda bulunabilmiştir.

Bu olayın ardından bir siyasi partimizin Sayın lideri, ‘adli süreçlerde kanun ve meşruiyet dışına çıkıldığı, bu uygulamaların kasıtlı ve bilinçli bir şekilde bir merkezden yönetildiği ve Fethullah Gülen’i zan ve töhmet altında bıraktığı kanaatinin yaygınlaştığı’ yönünde son derece üzüntü verici bir açıklamada bulunmuştur.”

Hukukta beraat-i zimmetin asıl olduğunu bildiren Erdemli, suçluluğu kesin bir şekilde ispatlanmadıkça, kimsenin suçlu muamelesine tabi tutulamayacağını belirtti.

”Samimi bir yaklaşımla dahi bir kişiden, faaliyetlerini durdurarak böylece suçsuzluğunu ispat etmesi istenemez. Zira hukukta menfinin ispatı olmaz” diyen Erdemli, şunları kaydetti:

”Sayın Fethullah Gülen’in kanun ve meşruiyet dışına çıkan hiçbir hareketi icra etmesi, desteklemesi, yanında yer alması, onaylaması da mümkün değildir. Her kim de yasaların dışına çıkar suç işlerse, mutlaka cezasını görmelidir.

Ülkemizde son günlerde birtakım polemiklerle, tahriklerle müvekkilim bir kavganın içine çekilmeye çalışılmaktadır. Bugüne kadar olduğu gibi, ülkemizin içine girdiği bu seçim sürecinde de Sayın Gülen siyasi polemiklere taraf olmayacak, kavga ve kaos isteyenlere prim vermeyecektir.”

Türkiye’nin birçok kez seçim süreci geçirdiğini vurgulayan Erdemli, demokrasiyi inkıtaya uğratma ve darbe teşebbüslerinin de ilk defa görülmediğini ifade etti.

Gülen aleyhindeki kampanyaların da yeni bir durum olmadığını belirten Erdemli, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

”Ancak kamuoyu bilmektedir ki, Sayın Gülen tüm bu süreçlerde her zaman sağduyulu hareket etmiş, adaletten, hakkaniyetten hiçbir zaman taviz vermemiştir. Onlarca yıldır sürdürülen linç faaliyetleri karşısında sadece adli makamlar nezdinde hukuki haklarını aramış, hukuka aykırı hiçbir mukabelede bulunmamıştır. Kendisine bu haksızlıkları reva görenlerin dahi ıslahına, hidayetine dua etmiş, hiç mülayemetten ayrılmamış, insana saygıyı esas alan üslubunu asla bozmamıştır.

Ancak bazıları ülkemizde halen kavga ve kaosla bir yerlere varmayı arzu ediyorlarsa, halkımızın hissiyatını anlayamıyorlar demektir. Yüce milletimiz bu seçim sürecinde de kimin daha güçlü kaos çıkardığına değil, kimlerin hangi planlarla halka hizmet projeleri geliştirdiğine bakacaktır. Meclis kürsüsünü ülkemizin manevi dinamiklerine hakaret için kullananların, seçmenlere hangi projeleri sergilediği merak konusudur. Bilinmelidir ki halkımız artık kavga ve gürültüye değil; 75 milyona yönelik sevgi ve kardeşlik projelerine itibar etmektedir.”
****

Bahçeli rahmetli Türkeş’in aksine partisi MHP yi ve içinde ki çakallarını sürekli Gülen’in üzerine salıyor.Başbuğ Alparslan Türkeş bu adamın suratına tükürürdü..