Arşiv

Posts Tagged ‘oda tv’

Deniz Baykal “komplonun arkasında Soner Yalçın var”

Deniz Baykal Taraf Gazetesinden Rasim OZAN’a konuştu “komplo için Soner Yalçın’ı kim görevlendirdi savcı bulsun”
Oda TV muhabiri Bayraktar’ın taciz iddiasını yalanlayan Baykal, komplonun arkasında Soner Yalçın’ın olduğunu söyledi: Yalçın ve ekibini kimin görevlendirdiğini savcı bulmalı

İşte Deniz Baykal’ın Taraf yazarı Rasim Ozan Kütahyalı’ya yaptığı çok özel açıklamalar;

“Rasim, dikkat edersen ben açıklamamda net bir biçimde olayı aktardım, yüzde yüz doğru olan gerçekleri ifade ettim. O çıkan belgeleri çok önemsiyorum ve inceliyorum. Bu belgelerle bana yapılmak istenen şantaj ve komplo projesi arasındaki bağlantıyı kurmak ve analiz yapmak siz gazetecilerin görevi, ben o konuda şimdilik hiçbir şey söylemiyorum” dedi…

Bunun üzerine ben de şöyle sordum: Soner Yalçın’ın görevlendirdiği bu kişinin size OdaTV adına gelmemiş gibi yaptığını biliyoruz, telefon kayıtlarında bu tür şeyler de var, böyle bir oyun da oynanmak istendi mi size?

“Evet, o kişi OdaTV ve Soner Yalçın adını hiç zikretmeden, sanki bu kurumla alakası yokmuş gibi gelmeye çalıştı, oysa ben en baştan o kişinin nerede ve kim için çalıştığını, nereye haber yaptığını biliyordum.”

Bu projenin arkasında kim var

Yani anlaşılıyor ki, komployu daha rahat kurabilmesi için “Soner Yalçın tarafından gönderilmemiş” pozuna girmiş, peki bunların arkasında kim var sizce Deniz Bey, diye soruyorum…

“İşte benim de en çok merak ettiğim şey budur. Bu kişiyi Soner Yalçın’ın gönderdiği, böyle bir komplo ve şantaj projesinin hayata geçirilmek istendiği kesin. Peki, bu projenin arkasında kim var? Kim yüreklendirdi ve görevlendirdi Soner Yalçın ve ekibini? Kim? Savcılığın bunun üzerine gitmesi gerektiğini söylüyorum…”

Bir de Soner Yalçın’ın görevlendirdiği bu kişi “Kemal Kılıçdaroğlu ile konuştum ve kayda aldım” diyor Eminağaoğlu’na, buna ne diyorsunuz?

“Bakın ben Kemal Bey’in böyle bir komployu yaptıracağına ya da bildiği halde bana söylemeyeceğine inanmıyorum, inanmak istemiyorum ama bu kişi böyle bir kayıttan bahsediyorsa ve polis bunu ele geçirdiyse bu kayıt ortaya çıkarılmalıdır, eğer bunun üstü örtülürse kamu vicdanı yaralanır. O sebeple bu kişinin ’Kayda aldım’ dediği konuşmaların açıklanması gerekmektedir. Bu alçak şantaj ve komplo projesi nasıl tasarlandı ve arkasında kimler var, kimlerin emriyle OdaTV grubu bana bu komployu hazırladı, bilmek istiyorum…”

Oda TV muhabiri İklim Bayraktar için tek satır haber yazamadı :)

Yalçın Küçük ve Soner Yalçın’ın içeri alınması ile şok içinde olan Karanlık Oda şimdi de muhabiri İKLİM BAYRAKTAR’ın Halk TV yi Soner Yalçın’a peşkeş çekmemesinin intikamını aldırtmak için Baykal’a kurmaya çalıştığı PORNO tuzağının da ifşaa olmasıyla eli ayağı dolaşmış halde.Panik içinde hala bunlar gazeteci diyip paçayı yırtmaya çalışıyor.
Ama Karanlık Oda’ya İtalyada ki Gladio operasyonlarında 30 general bir Başkakan Bakanlar ve onlarca da gazetecinin içeri alındığını ve sonra bu yapının italyada ki mason locası ile ilişkisi olduğunun ortaya çıktığını ve dolayısıyla yahudi ve israil parmağının olduğunu da hatırlatmak gerek.
Şimdilerde Oda TV APO’nun uşakları Doğu Perinçek ve Yalçın Küçük için kahramanlık haberleri yapmakla meşgul.

İsrail medyası ve apocular uzun yıllardır oynadıkları oyunun artık sonuna geliyorlar.Bu Perinçek’i ve Yalçın Küçük’ü anlatmaya gerek yok.Aponun Suriye yıllarında onun kankaları olduğunu ve örgütü için siyasi zemin hazırladığını da anlatmaya gerek yok

BAYRAKTAR “Baykal beni taciz etti kayda alacağım”

Mart 7, 2011 3 yorum


Gazeteci İklim Bayraktar’ın, ‘Kale’ olarak nitelediği CHP Genel Merkezi’nde Kılıçdaroğlu ile yaptığı dehşet verici görüşme gün yüzüne çıktı.CHP Genel Merkezi’nde Kılıçdaroğlu ile “Baykal’a şantaj pazarlığı” yaptığı ortaya çıktı. Kaleli’nin, kendisine tacizde bulunduğunu iddia ettiği Baykal’ı kayda almak için Kılıçdaroğlu’ndan destek istediği ileri sürüldü.
***
Son Oda TV operasyonundan sonra cin şişeden çıkmışa benziyor,çünkü Ergenekoncuların medyayı yönlendirmek için kullandığı ekip yakayı ele vermiş Soner Yalçın,Yalçın Küçük Nedim Şener gibi medya ergenekonu diyebileceğimiz isimler tutuklanmıştı.Bu isimlerin ortak özellikleri Baykal’a karşı oluşları Ergenekon savcısını ve Ergenekon davasını hedef alan sulandıran delilleri çürütmeye çalışan haberleri medya üzerinden propaganda etmeleriydi.Baykal ile araları ise cidi manada HALK TV yüzünden bozuldu,şimde de Baykal’ı hedef almış görünüyorlar.Yalçın Küçük’ün dahi oda tv için “eğer Baykal’ı HALK TV için ikna edemezseniz VARAN2 yi kullanın” dediği de ortaya çıkmıştı.
Yoksa düşünün bir kadın artık nasıl bir kadınsa çıkacak tüm Türkiye’ye Baykal beni taciz ettti oramı elledi buramı yaladı diye bağıracak..(-Nesrin Baytok dahi kasetlerine rağmen tek kelime etmemişti Baykal ile seks görüntüleri için-)
Tacize uğradım oramı elledi buramı yaladı sözleri çok mantıklı gelmiyor ki eğer arkada ki bu HALK TV komplosunu bilirseniz asıl amacı anlaşılıyor zaten.

Oda TV’nin kaos planı!

Ergenekon soruşturması kapsamında genişletilen Oda TV operasyonlarında ele geçirilen belgelerin detayları ortaya çıkıyor. Oda TV’de bulunan PDF dosyalarında, psikolojik harp taktiklerinin yer aldığı iddia edildi.

Oda TV’de bulunan PDF dosyalarında, kamuoyunun Ergenekon davaları aleyhine yönlendirilmesi ve toplumsal olaylarla kaos ortam oluşturulması için psikolojik harp taktiklerinin yer aldığı öğrenildi.

* Gençlik harekete geçirilmeli. Kitleyi yönlendirecekler iyi belirlenmeli. Fitil ateşlensin yeter. Medya desteği sağlanmalı.

* Protestolarda polis tahrik edilerek şiddete zorlanmalı, basında yayınlayacak bir şey bulunamazsa, oluşturulmalı.

* Sivil dikta, sivil darbe konuları sıklıkla ele alınarak karamsar tablo çizilmeli, TSK’yı tahrik edici yayınlar yapılmalı.

* Ergenekon davasına bakan hâkim ve savcılar ile polisi yakın takibe alalım. Gelen her haberi değerlendirelim.

* Her türlü olumsuz tavır sergilenerek, mahkemenin karar vermesi zorlaştırılmalı. ‘Yargı taraflı’ teması sürekli işlenmeli

Bunlar mı gazetecilik faaliyeti?

Oda TV’de ele geçirilen belgelerde kamuoyunda kaos ortamının nasıl oluşturulacağı ve medyanın bu konuda neler yapacağına dair notlar dikkat çekiyor. İddiaya göre, ‘Gençlik Hareketleri’ başlıklı belgede medyanın geniş yer verdiği öğrenci olaylarının kimler tarafından nasıl organize edildiğine ışık tutacak bilgiler yer alıyor. ‘Yalçın Hoca ile görüşüldü.’ cümlesiyle başlayan belgede, “Yalçın Hoca ile görüşüldü. Hoca önerilerini anlattı. Kısaca not aldık. Projeyi hazırlayanlara iletilmesini istiyor.” deniliyor. Yalçın Küçük olduğu iddia edilen kişinin gençlik hareketleri konusunda talimatları dikkat çekiyor. İşte o ifadeler:

Sokaklar çok önemli. Gençliğin, özellikle üniversite gençliğinin sokağa inmesi lazım. Kemalist devrim ruhunun canlanması için birilerinin ayağa kalkması gerek. Altyapı eksik ama manipüle edilirse AKP’yi çok zorlar. 60 öncesi tekrar incelenmeli.

Sivil görünüm şart. Kesinlikle açık verilmemeli. Kitleyi yönlendirecek çocuklar iyi belirlenmeli. Dernekler öncülük edebilir ama en önde bizzat üniversiteliler olmalı. İlk planda kalabalığa gerek yok. İlk dalga çok önemli. Fitil ateşlensin yeter.

Referandum öncesi denendi ama çok ses getirmedi. Güçlü bir medya desteği gerekli. Bağcılar’a gidip anlatılmalı. Onlar el atarsa mutlaka ses getirir.

Gençlik hareketi iktidara karşı gösterilere dönüşmeli. AKP’nin yıpratılmasında çok ciddi bir koz. İslami demokrasi olamayacağının ispatı olacak bu hareket. Tüm ülkeye yayılırsa anlam kazanır.

TGB olaylara katılmasın. ‘Olayları Ergenekon organize ediyor’ diyecekler. Bu algı oluşmamalı.

CHP halkevlerinin bize yakın şubelerini harekete geçirmekte geç bile kaldı. Bunlar neden bu kadar atıl? Onlara da canlılık getirilebilir.

YARSAV çok önemli. İçerisinde bu kadar çok yüksek yargıç, yüksek mahkeme başkanı, başsavcı olan bir muhalif kuruluş daha yoktur. Büyük bir projedir. Birlikte çalışılmaya devam edilsin ki, bu büyük güç arkamızda dursun. Yönetim kademeleri ile TGB’nin koordineleri aksamamalı.

POLİSE KOMPLO KURULMALI

Öğrenci olaylarının arttığı tarihlerde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı protesto eden bir kız öğrencinin polislerin darbeleri sonucu bebeğini düşürdüğü iddia edilmişti. Söz konusu iddia bazı gazeteler tarafından günlerce gündemde tutuldu, manşetlere taşındı. Ancak gerçek hiç de öyle değildi. Kamera kayıtları kız öğrenciyi yalanladı. E.Ö. isimli öğrenci, kaçarken düşmüş ve arkadaşları tarafından kaldırılmıştı. Oda TV’de ele geçirilen belgede polisle ilgili bir madde dikkat çekici: “Polis şiddet kullanmaya zorlanmalı, tahrik edilmeli. Yakalanan her kare basında kullanılmalı. Yayınlanacak bir şey bulunamıyorsa oluşturulmalı.”

Oda TV’den psikolojik harp taktikleri

* Ergenekon, Balyoz vb. operasyonlarındaki tavrımız, var oluş-yok oluş savaşındaki düşman unsurlara karşı olan tavrımızla aynı olmalıdır. ‘Ülke elden gidiyor’ teması devamlı işlenmelidir.

* Duruşmalarda sanıklar ve avukatları tarafından her türlü olumsuz davranış sergilenerek, yerel mahkemelerin karar vermesi zorlaştırılmalıdır. Yargı, taraflı gösterilmeli.

* Pınar ve Dani Rodrik ile güçlü iletişim. Çetin Paşa’nın Oda TV’ye emeği büyük. Sınırsız destek. Ergenekon savcıları ve polisler hakkındaki her haber değerlendirilmeli.

* Dursun Çiçek, ‘Genelkurmay bana sahip çıkmıyor, konuşacağım’ diyormuş. Doğan abi üzerinden iletildi. Kızı ile görüş. Yalçın hocanın Haberal’la irtibatı teknik sebeplerle aksıyor, çözüm?

Ergenekon soruşturması kapsamında Oda TV’ye yönelik gerçekleştirilen operasyonda ele geçirilen belgelerin ayrıntıları ortaya çıkıyor. Belgelerde Ergenekon ve Balyoz gibi davaların manipüle edilmesi için neler yapılması gerektiğinin ayrıntılı olarak ve maddeler halinde aktarıldığı iddia ediliyor. Medyada psikolojik harbin nasıl yapılması gerektiğini ortaya koyan belgeler, Oda TV’nin ‘sadece gazetecilik’ yapmadığı yönündeki söylemleri doğrular nitelikte. Buna göre, site, Ergenekon’un propaganda üssü olarak kullanılıyor. Oda TV’de ele geçirilen 2 sayfalık PDF belgesinde yer alan ifadelerden satır başları şöyle:

Ergenekon, Balyoz vb. operasyonlardaki tavrımız, var oluş-yok oluş savaşındaki düşman unsurlara karşı olan unsurlarla aynı olmalıdır. TSK, medya, siyaset, yargı, STÖ vb. zinde kuvvetler göreve çağrılmalı, 2. Kurtuluş Savaşı’nda Kuva-i Milliye saflarında yerlerini almaları sağlanmalıdır.

Kitle iletişim araçları kullanılarak soruşturma ve kovuşturma aşamasına geçmiş olan malum davalarda ortaya atılan iddiaların asılsız olduğunu ortaya çıkarmak için her türlü girişimde bulunulmalıdır.

‘Ülke elden gidiyor’ teması sürekli işlenmelidir. Davaların menfi sonuçlanması durumunda Cumhuriyet’in kazanımlarının kaybedileceği medyadaki vatansever unsurlar tarafından sürekli işlenmelidir.

Bu millet her zaman mazlum ve mağdurun yanındadır. Mağduriyet teması sürekli işlenmelidir. Darbeci, cuntacı, Ergenekoncu, Balyozcu gibi ifadeler yerine TSK mensupları, asker, vatanseverler vb. ifadeler kullanılmalıdır.

MAHKEMELER BASKI ALTINA ALINMALI
Oda TV’de yapılan aramalarda ele geçirilen belgelerde, Ergenekon ve Balyoz gibi çok önemli davaların sulandırılması gerektiği aktarılıyor. Hatta PKK’nın bile bu konuda kullanılması isteniyor. Oda TV’nin Ergenekon ve PKK hakkında yaptığı haberlerde yukarıda yazılan stratejilere birebir uyduğu görülüyor. Bu durum akıllara, ‘Oda TV, Ergenekon’un basındaki psikolojik harp hücresi mi’ sorusunu getiriyor.

Aramalarda ele geçirilen bir belgede Yalçın Küçük’ün talimatları yer alıyor. İşte o belgedeki ifadelerden bazıları:

* Nihai hedef beraat olmalı. Duruşmalarda sanıklar ve avukatları tarafından her türlü olumsuz tutum ve davranış sergilenerek mahkemelerin karar vermesi zorlaştırılmalı, alınan kararlar ise yargının taraflı davrandığının birer delili olarak gösterilmelidir.

* Ergenekon savcıları ve polisler hakkında gelen her haberi değerlendirelim. Av. Vural’ın gönderdikleri değerli, NTV ile irtibata geçelim.

* Pınar ve Dani Rodrik ile güçlü iletişim. Çetin Paşa’nın Oda TV’ye emeği büyük, sınırsız destek.
* Dursun Çiçek, ‘Genelkurmay bana sahip çıkmıyor, konuşacağım’ diyormuş. Doğan abi üzerinden iletildi. Kızıyla görüş.

* Yalçın Hoca’nın Haberal ile irtibatı teknik sebeplerle aksıyor, çözüm? Avukat üzerinden görüş. Tlf, mail yok.

* Yandaş medyanın önemli önemsiz her konuyu Ergenekon’a bağlaması dalgaya alınsın, kara mizah yapılacak.”

CHP, ‘Varan 2’ konsunda sessiz
Deniz Baykal’ı CHP Genel Başkanlığı’ndan eden kaset skandalıyla ilgili Oda TV’den çıkan notlar kamuoyunu sarstı. Ancak ne CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ne de CHP’li herhangi bir yetkili şu ana kadar bu konuda açıklama yapmadı.

Oda TV’de yapılan aramada ele geçirilen bir belge, eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a yönelik ‘kaset’ tezgâhının arka planına ilişkin çarpıcı bilgiler veriyordu. Belgede Halk TV’nin satışına razı olmayan Deniz Baykal’ın ikna edilebilmesi için ‘Varan 2’nin kullanılması isteniyor. Şöyle deniliyor: “Kılıçdaroğlu’na destek zorunlu. Liderlik çekişmesi yaratılmak istendiği açık. Haber içeriklerine dikkat! CHP’ye zarar verilmemeli. Hanefi ile ilgilenmeye devam etsin… Avukatlarla irtibatına dikkat etsin. Halk TV’yi devralırsak parasal sıkıntımız kalmaz. Kılıçdaroğlu da istekli. Her türlü desteği alırız ama Baykal direniyor. Baykal engelini aşmalıyız. İkna için Varan 2… Gürsel bize yakın. Halk TV için de çabalıyor. Ancak hoca sevmiyor. Fethullahçı diyor.”

Deniz Baykal’ın Mayıs 2010’da internete düşen kaseti için ‘Varan 1’ tabiri kullanılmıştı. Videonun sonunda ‘Varan 2 çok yakında’ ifadesi yer alıyordu. Oda TV’de ele geçirilen ‘Ulusal Medya 2010’ isimli belgede Halk TV’nin, Oda TV ve Sözcü Gazetesi ile ortak hareket edeceği vurgulanıyor